EGE ÜNİVERSİTESİ STİCKER DAVASINI KAZANDIK

İŞGÖRENLERE EK MADDİ KÜLFET GETİRİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.
Ege Üniversitesi Rektörlüğü işgörenleri de kapsayacak şekilde RFID (Elektronik Uzaktan Okuma) Sistemi uygulamasına geçiş yapmıştır. Bu yeni plaka tanıma sistemi sebebiyle işgörenlerin de araçlarına sticker alarak yapıştırmaları gerekmekte ve bu stickerlar ücretli olarak satılmaktadır.
Üniversitelerde güvenliğin sağlanması gerektiği kuşkusuzdur. Fakat bu güvenliğin birim maliyetinin hem de böyle belirsiz ve ucu açık bir uygulamayla bir defaya mahsus olduğu da belirtilmeksizin işgörenlere yükseltilmesi hukuka aykırıdır.
Bu nedenle üyemizi temsilen Eğitim İŞ Sendikası olarak açtığımız davada söz konusu
işlemin iptali istenmiştir. İzmir 4. İdare Mahkemesi tarafından kampüs girişlerinde plaka tanıma sistemi olduğu, kampüse giren araçların plaka sisteminde tanımlı olmasının gerektiği ve bu şekilde kampüs güvenliğinin sağlandığı, yeni getirilecek sistemin çalışanlara sadece maddi külfet getireceği, kampüs güvenliğine ek katkı sağlamayacağı sebepleriyle işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca “davalı idarenin güvenliği sağlamak amacıyla dış paydaşlardan bedel istemesi kabul edilebilir ise de kendi mensuplarına ek maddi külfet getiremeyeceği, zira kendi mensupları açısından mevcut plaka tanıma sisteminde kayıtlı bulunan ve hiç kaydı bulunmayan ilgililerin başvurusunun istenilmesi suretiyle de plaka tanıma sisteminde güncellemelerinin yapılarak giriş çıkışların kontrolünün sağlanabileceği değerlendirilmiş” olup dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu karar kamu kurumlarının temel işlev maliyetlerini işgörenlere yüklemelerinin hukuka aykırı olduğu noktasında da bit kanaat oluşturmaktadır. Sticker uygulaması sebebiyle ücret ödeyenler dilekçe yolu ile başvuruda bulunabilirler.
Yaşasın Eğitim İş
Yaşasın Birleşik Kamu İş
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz.
Facebookmail

Avukatımızdan bir Hukuk zaferi daha

Karar 3.
2547 Sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi uyarınca yapılan görevlendirilmesi 6 ay daha uzatılan Müvekkil Sendika Üyesinin görevlendirme işleminin iptali için açmış olduğumuz davada yürütmeyi durdurma talebimiz reddedilmiş ve yapmış olduğumuz itiraz üzerine;
“İhtiyaç duyulan hizmetin geçici olmadığı, sürekli nitelik taşıdığı ve bu konudaki personel ihtiyacının öncelikle talebi bulunanların atanması, ihtiyaç sayısı kadar talep eden bulunmaması halinde ise objektif kriterler çerçevesinde yapılacak işlemler ile giderilmesi gerekirken, atama niteliğini taşıyacak şekilde yeniden görevlendirilmiş olması sebebiyle” Bölge İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.
Faydalı olması dileklerimle,
Av. Ozan KARAKAYA
Eğitim İş Sendikası İzmir Bölge ve Yükseköğretim Avukatı
Facebookmail

Avukatımızdan bir Hukuk zaferi daha

Karar 2.
Üniversitede yapılan görevde yükselme sınavında yazılı sınav sonucunda ilk iki sırada yer almasına karşın, sözlü sınavda kendisine verilen ondalıklı ve düşük puan sebebiyle ilgili kadroya yükselemeyen Müvekkil Eğitim İş Sendikası üyesi adına açtığımız davada;
“75,36 şeklindeki ondalık kesirli puanlamanın hangi kıstaslar dikkate alınarak belirlendiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, her üye tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken tek bir tutanak hazırlanmak suretiyle tüm komisyon üyeleri tarafından bu tutanağın imzalandığı, bu haliyle adaylara sorulan sorular üzerine sınav komisyonu üyelerinin objektif ve hukuka uygun ölçme ve değerlendirme yapıp yapmadıklarının anlaşılamadığı” belirtilerek bu usullere uyulmaksızın yapılan sözlü sınavda davacının başarısız sayılması suretiyle belirlenen görevde yükselme sınav sonucunda hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiştir.
Faydalı olması dileklerimle,
Av. Ozan KARAKAYA
Eğitim İş İzmir Bölge ve Yükseköğretim Avukatı
Facebookmail

Avukatımızdan bir Hukuk zaferi daha

Karar 1.
Müvekkil sendika üyesinin enstitü müdürlüğü görevine son verilmiş, tarafımızca açılan davada işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Akabinde açmış olduğumuz davada, dava süresince mahrum kaldığı ödenek ve diğer gelirlere karşılık olarak 13.724,32 TL’nin ödenmesine karar verilmiştir.
Görevine son verilmesinin yanı sıra basında dönemin rektör vekili tarafından hakkında asılsız ifadeler kullanılması sebebiyle uğradığı manevi zarara istinaden manevi tazminat olarak 5.000 TL’nin Davalı Üniversiteden alınarak Müvekkil Sendika Üyesine ödenmesine karar verilmiştir.
Faydalı olması dileklerimle,
Av. Ozan KARAKAYA
Eğitim İş İzmir Bölge ve Yükseköğretim Avukatı
Facebookmail

13/b-4 Görevlendirmesine Yürütmeyi Durdurma Kararı

13/b – 4 Görevlendirmesine Yürütmeyi Durdurma kararı ! Profesör Hekim Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda görevlendirilemez, ders ihtiyacı ve disiplin soruşturmaları gerekçe gösterilerek mesleğini icra etmesi engellenemez.

Müvekkil Profesör Hekim Eğitim İş Sendikası üyesi olup, söz konusu Üniversitede hekimlik yapmaktayken, sürgün ve yıldırma amaçlı olarak sıkça kullanılan 2547 sayılı kanunun 13/b-4 maddesi uyarınca aynı Üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda tam zamanlı olarak görevlendirilmiştir.

Yapılan görevlendirme mobbing ve görevden uzaklaştırma amaçlı olup, ilgili bölümde Profesör Hekim tarafından verilmesi gereken bir ders bulunmamaktadır. İdare mahkemesince kamu yararı amacı taşımayan görevlendirmeye ilişkin olarak yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.

Açmış olduğumuz davada 42 gün içerisinde YD kararı verilmiş olup işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve telafisi imkansız zararlara yol açacağı tespit edilmiştir. Bundan sonraki süreçte ilgililer hakkında Türk Ceza Kanunu 257. Madde uyarınca suç duyurusunda bulunulacak olup, tazminat davası da açılacaktır.

Öğrenilmiş çaresizlik yok, idare mahkemeleri var. Faydalı olması dileklerimle,

Av. Ozan KARAKAYA
Eğitim İş İzmir Bölge ve Yükseköğretim Avukatı

Ozan Karakaya paylaştı: 9 Mart 2018 Cuma

Facebookmail

4/B li Arkadaşlarımızın yıllık izin hesaplamaları yanlışlığı için açtığımız İzmir 4. İdare mahkemesindeki duruşmaya katıldık.

Değerli Eğitim ve Bilim İşgorenleri

DEU Hastanede görev yapan üyemiz Yeşim Atasoy 4/B kadrosundan önce çalıştığı yılların kazanılmış hak aylığına sayılması için açtığımız davanın İzmir 4. İdare mahkemesindeki duruşmasına katıldık.
O yılların yillik izin hesaplanmasinda dikkate alındığını bu nedenle davamızın kabulünü talep ettik.
Duruşmada üyemizin özlük hakları için başarılı temsiliyeti nedeniyle Yuksekogretim avukatimiz Ozan Karakaya’ya teşekkür ederiz.
Üyelerimizin özlük haklarını koruyup kollayıp ileri taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.

Facebookmail

Arkadaşlarımızın eksik ödenen emekli ikramiyeleri için açtığımız davanı birini daha kazandık.

Fatmaana Özdeş ve Ali Uckun arkadaşlarımızın hak ettikleri emekli ikramiyelerinin eksik ödendiğini ve bu süreçte Eğitim İş’in sınıf sendikacılığının ve emek dayanışmasının bir gereği olarak onların ve onlar gibi 4/b statüsündeki arkadaşlarımızın hak arayışlarında yanlarında yer aldığını daha önce sizlere duyurmuştuk. Bugün sevinçli bir bilgiyi paylaşmak istiyorum. Avukatımız Ozan Karakaya’nın yapmış olduğu girişimler sonuç vermiş ve Fatmaana Özdeş’in emekli ikramiyesinin eksik ödenen kısmı hesabına yatırılmıştır. Peki bu bizim için yeterli midir? Tabii ki, hayır. Arkadaşımızın, idarenin hatalı ve gecikmeli işlemleri nedeni ile uğradığı zararların tazmin edilmesi için mücadelemiz sürecek. Bu haberi, benzer durumda olan Ali Uçkun Abimizin davasının da olumlu sonuçlanacağının işareti sayabiliriz. Eğitim İş olarak her zaman emeğin ve emekçinin yanında olduğumuzu emek mücadelesinde dayanışmaya önem verdiğimizi belirttik ve bunu uyguluyoruz. Bu yoldaki en büyük güvencimiz hukukçularımız Av.Ozan Karakaya ve Av.Atalay Aksay; başarıları ve kazanımları ile sözlerimizi doğruluyorlar. Hak arayışında olan ve bizlere; Eğitim İş’e umut bağlayanlar adına çok teşekkürler.
Haydi arkadaşım Sen de Eğitim İş’e üye ol; Sen de güçlü ol.

Facebookmail

YÜKSEKÖĞRETİM İŞGÖRENLERİMİZİN ÖZLÜK HAKLARINI KORUYUP KOLLAYIP GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ.

YÜKSEKÖĞRETİM İŞGÖRENLERİMİZİN ÖZLÜK HAKLARINI KORUYUP KOLLAYIP GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ.
Araştırma Görevlilerinin 50/d – 33/a kadro geçiş taleplerinin sadece “personel yığılması” gerekçesi ile reddedilmesi hukuka aykırıdır. Her koşulda ifade ettiğimiz üzere, idarenin takdir yetkisi sınırsız olmayıp, bu takdir yetkisinin kamu yararına uygun olarak kullanılması keyfiyet içermemesi gerekmektedir.
Öte yandan Üniversitelerce, Yükseköğretim Kurulu onayı alarak belirlenen nesnel koşulları sağlayan Araştırma Görevlilerinin de kadro geçişlerinin gerçekleştirilmesi, bilimsel çalışmaların ve kurumun devamlılığı açısından esastır.
Sendikamızın Bölge Avukatı Atalay AKSAY ve Sendikamızın hem bölge Avukat hem de Yükseköğretim avukatı olan Ozan Karakaya’nın Kadro geçişlerine ilişkin olarak bu yıl içerisinde almış olduğumuz ikinci kararın, faydalı ve Yükseköğretim mücadelemize örnek olması dileklerimizle.
Eğitim İş İzmir 4 Nolu (Yükseköğretim) Şubesi

Haşim Karaman paylaştı: 10 Ocak 2018 Çarşamba

 

Facebookmail
1 2